Kafa kemikleri içinde burnu açılan boşluklar vardır, bunlara paranazal sinüs (Türkçesi burun etrafındaki boşluk) denir.
İşte bu boşlukların için olan olan iltihap burun mukozasını da etkiler. Gündüz öksürüğü, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı gibi belirtilerinin 10 günden uzun sürmesi ve 30. günden önce kaybolması durumunda akut bakteriyel sinüzit (ABS), 4-12 hafta sürüp geçmesi durumunda subakut bakteriyel sinüzit, 90 gün veya daha uzun sürerse kronik sinüzitten söz edilir. Buradaki tanıma göre sinüzit demek için on günlük burun akıntısını beklemek gerekebilir. Kronik sinüzit zemininde ABS geliştiğinde, var olan sinüs belirtilerine akut atak süresince yeni akut sinüzit belirtileri eklenir, antibiyotik tedavisi sonrası yeni belirtiler kaybolur, kronik sinüzit belirtileri devam eder.
Viral üst solunum yolu enfeksiyonu (soğuk algınlığı, ÜSYE), allerjik rinit ve sinüzit, pediatri polikliniğinde görülen hastaların büyük çoğunluğunu oluşturur ve bu hastalıkların üçü de burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve öksürük ile belirti verir. Bir çocuk doktoruna düşen bu üç durumun ayrimini yapmak ya da birlikteliklerini göstermek olacaktır.
Allerjik rinit ve viral ÜSYE sinüziti kolaylaştıran en önemli hastalıklardır. Çocuklar yılda 6-8 viral üst solunum yolu enfeksiyonu (ÜSYE) geçirirler, biz bunu nezle ya da soğuk algınlığı olarak tanımlıyoruz. Bunların %5-10’unda ABS komplikasyonu gelişir. Komplike olmayan viral ÜSYE doğal seyri iyi tanımlanmıştır. Ateş, halsizlik, miyalji, boğaz ağrısı, aksırık gibi belirtiler 3-8 günde kaybolur; öksürük, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı gibi sık rastlanan belirtiler hastaların %25’inde 14. güne dek, %10’unda 14. günden daha fazla uzayabilir. Burun akıntısının renk ve kıvamı sinüzitin viral veya bakteriyel olduğunu ayırt ettirmez. ABS tanısı, ÜSYE belirtilerinin 10-14. günden sonra devam etmesi ile konulabilir. Devam eden bulgular genellikle gündüz öksürüğü ve burun akıntısı şeklindedir.
TANI NASIL KONUR?
ABS tanısı, üst solunum yolu belirtileri ile başvuran çocukta belirtilerin sebat etmesi veya şiddetli olması gibi klinik kriterlere dayanır. Sebat eden belirtiler, 10-14 günden fazla süren burun ya da geniz akıntısı, gündüz öksürüğü (gece kötüleşebilir, çocuk ilk yattığında ve uyandığında da öksürük krizine girebilir) veya her ikisi birliktedir. Şiddetli belirtiler ise hasta görünümlü bir çocukta 39oC’den yüksek ateş ve 3-4 günden uzun süren pürülan burun akıntısıdır. ÜSYE sonrası solunum yolu belirtileri 10. güne dek sürebilir, ancak belirtilerin hafifleme eğilimi göstermemesi başta sinüzit olmak üzere bakteriyel olumsuz sonuçları düşündürür. Orta derecede şiddetli komplike olmamış viral ÜSYE’nun şiddetli belirtilerle ortaya çıkan ABS’den ayrılması gerekir. Viral ÜSYE’da ateş hastalığın erken döneminde, baş ağrısı ve miyalji gibi belirtilerle birliktedir. Bu başlangıçtaki belirtiler 2 gün içinde kaybolur, solunum belirtileri belirginleşir. Hastalığın ilk birkaç gününde iltihaplı burun akıntısı gözlenmez. Şiddetli belirtilerle başvuran akut sinüzit olgularında yüksek ateş ve üst üste 3-4 gün iltihaplı burun akıntısı aynı anda görülür, göz kürelerinin arkasında şiddetli baş ağrısı olabilir.
Fizik inceleme ABS tanısında genellikle yardımcı olmaz. Komplike olmayan viral ÜSYE ve akut bakteriyel sinüzitte i̇salı sümük akıntısı ile birlikte burun mukozasında hafif kızarıklık ve şişlik görülür. Yanakta ağrı veya hassasiyete cocuklarda nadiren rastlanır; bu bulgular çocuk ve ergenlerde akut bakteriyel sinüzitin güvenilir belirtileri değildir. Frontal ve maksiller kemik üzerinde perküsyonla veya direkt basınç uygulayarak uyarılan ağrı, ABS’i gösterebilir. Göz etrafı şişlik etmoid sinüziti düşündürür.
Solunum hastalığının erken dönemlerinde sinüs röntgeni özellikle sinüzitin 7-10. Gününden sonra faydalı olur. Sinüs radyolojik incelemesi normal ise sinüzit olasılığı oldukça düşüktür. Anormal radyografik bulgular iltihabı yansıtır, iltihabın viral, bakteriyel veya alerjik orijinli olup olmadığını belirleyemez.
Akut bakteriyel sinüzitin rutin tanısında bilgisayarlı tomografi (BT) önerilmemektedir, çünkü viral ÜSYE’na bağlı mukoza değişiklikleri ile akut bakteriyel sinüzite bağlı olanları ayırt ettirmez. BT şu durumlarda yapılmalıdır: komplike ABS, rekürran veya kronik sinüzit durumlarında cerrahi tedavi düşünülen hastalarda, ABS’li hastalarda proptosis, görme bozukluğu, göz ve etraf kaslardaki hareketlerde kısıtlılık, şiddetli yüz ağrısı, alın veya yüzde belirgin şişlik, şidetli başağrısı veya toksik görünüm varsa, kronik sinüzit medikal tedaviye yanıt vermez ise, sinüs ve çevre dokuların anatomisini detaylı bir şekilde göstermek ve cerrahi endikasyonu değerlendirmek amacı ile.
ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ SÜRESİ NEDİR?
Optimal tedavi süresi konusunda sistematik çalışmalar olmamakla birlikte ABS’de 10-14 günlük antibiyotik tedavi süresi üzerinde görüş birliği vardır. Alternatif olarak belirtiler tamamen kaybolduktan sonra 7 gün daha antibiyotik verilebilir.
YARDIMCI TEDAVİLER NELERDİR?
Tamponlanmış serum fizyolojik (SF) ile burun yıkamalarının kabuk oluşumunu önlediği, yapışkan salgıları sulandırdığı, burun kan akımı üzerine hafif vazokonstriktör etkisi olduğu gösterilmiştir. Ülkemizde yapılan bir çalışmada SF burun damlası alan hastalarla antibiyotik alan hastaların 10 gün sonunda iyileşme oranları karşılaştırılmış, günde 4 kez her bir burun deliğine 5 damla SF verilen hastalarda iyileşme oranı antibiyotik alanlardan bir kat daha fazla bulunmuştur. “Sinus Rinse Kit” adıyla basınçlı burun yıkaması yapmak, bunu tolere eden çocuklarda oldukça faydalı olacaktır. Tabi imkanınız varsa yaz tatilinizde çocuğunuzu denize sokmak sinüslerinin temizlenmesine yardım edecektir (havuzu önermiyoruz).
Balgam yumuşatıcı ilaçların kullanımı, kalın ve yapışkan balgam yapımı arttığı için kronik sinüzitte yararlı olabilir. Ancak, akut sinüzitte bu ilaçların etkinliğini gösteren çalışmalara mevcut değildir. Benim kişisel tecrübem ise bunun fayda sağladığı yönündedir.
Topikal ve sistemik dekonjestan ilaçlar akut sinüzit tedavisinde kullanılmıştır. (Sudafed, Rhinfant, Iliadin Vs.)Ancak, sinüzitte topikal veya sistemik vazokonstriktörlerin faydalı etkilerini gösteren kontrollü çalışmalar mevcut değildir.
Allerjik ritine sekonder gelişen ABS’de antihistaminikler (Allerset, Alores, Zaditen Vs) burun akıntısını azalttıkları için kullanılmaktadır. Ancak, antihistaminiklerin antikolinerjik etkileri burun ve sinüs salgılarının viskozitesini artırdıklarından sinüs drenajının daha çok bozulmasına yol açabilirler. Bu nedenle sümüğü kalın olan çocuklarda alerji şuruplarını önermiyorum.
Çocuklarda ABS’in adjuvan tedavisinde intranazal steroidlerin (N-cort, Flixonase, Nasonex Nazoster Vs))etkinliği üzerine çift kör plasebo kontrollü tek çalışma mevcut olup bu çalışma intranazal budesonid ile tedavinin ikinci haftasında sinüzit belirtilerinde orta derecede iyileşme sağlamıştır.