Adı üzerinde “iki yaş sendromu”. Ama keşke sadece iki yaşında olsa. 12-14 aylıkken başlayıp 3-3.5 yaşına kadar sürebiliyor. Bir yıl önce melek gibi olan bebeğiniz şimdi her şeye itiraz eden, öfke nöbetleri geçiren bir çocuğa dönüşüyor. “Ben yapacağım” deyip tutturuyor, istediğinin aksini yapıyor, takıntılar, utangaçlık, iştah problemleri, uyku bozuklukları, ısırmak, kafasına yere vurmak, bitmeyen ağlama nöbetleri genellikle de bunların hepsi birden size büyük sıkıntı yaratıyor.
Bu dönemi atlatmanın bir ilacı yok. En önemlisi “hayır, yapma” kelimelerini kullanmamaya çalışın. Bunun için uygun ortamı yaratın. Örneğin salonda vazoya takıntılıysa vazoyu ortadan kaldırın, ona doğru giderken “yapma” demek artık hiçbir işe yaramayacaktır.
Hatalarını görmezlikten gelin, başarılar övün. Bu dönemin ihtiyacı olan tek şey saygılı görmek, kendi varlığını kabul ettirmektir.
Bir yaşından dört-beş yaşına kadar bir çocuğun ihtiyacı yemekten çok oyundur. Bu dönemde çocuğunuzun istediği şeye daha çok isteyebileceği yeni bir şey önerin. Yeni oyunlar sayesinde dikkatini dağıtın. Ama oyunlar mümkünse oyuncakla değil karşılıklı iletişimde olmalıdır. Odasının ya da evi oyuncaklara donatıp onun dikkat eksikliği bozukluğunu tetiklemeyin.
Enerjisi boşaltmak için geniş bir alanı olsun. Bu bir-iki yıl içinde evinizdeki salonun sahibi o olabilir. Kendine zarar vermemesi için odadaki boyunun yetebileceği ve yere düşebilecek monte eşyaları, züccaciye ürünlerini, köşeli masaları odadan kaldırın ya da güvenlik önlemleri alın. Uygun havalarda mutlaka park gezintileri çok işe yarayacaktır. Parkta diğer çocukların davranışların da görmesi onu olumlu etkileyecektir.
İki yaş sendromu sonsuza kadar sürmeyecek. Sanki ilk ergenlik gibi bir dönemdir, onun yeterli zihinsel ve duygusal olgunluğa erişmesi ile birlikte sona erer. Çok nadiren de gerekse bir psikolog yardımı ondan çok size fayda sağlayacaktır.
